|
Bilinen
en eski Tunç ve Demir çağlarına uzandığı, Topaklı köyünde 1967'de İtalyanların
başlattığı ve günümüzde devam eden kazılarda ele geçen buluntulardan
öğrenmekteyiz. 1926 yılında Boğazköy Hattuşa'da ortaya çıkarılan ve
bölgede yaşayan kişilerin birbirleriyle haberleştiğini gösteren ve filolog
Emile Forrer tarafından okunmuş olan bir Hitit tabletinden, Avanos şehrinin
adının Hititler döneminde Zuwinasa olduğu tespit edilmiştir. Michel
Condoz bölgede yaptığı araştırmada bir Asur tabletinde Avanos'un Asurlular
dönemindeki isminin Nenassa arasında Strabon tarafından yazılan Coğrafya1
adlı kitaptan bölge ile ilgili olarak Kapadokya Krallığı'nın son kralı
Arkhelaos'un ölümünden sonra (17 MS) Roman İmperatoru Tiberius Caesar
(14-17 MS) ve Roman senatosu tarafından bu bölgenin bir Roma Eyaleti
olmasına kara verildiği yazılmaktadır. Bölgenin adı, Bizans kaynaklarında,
daha erken Hıristiyanlık çağında Venasa olarak geçiyor. Strabon bu adı,
Hellen yazımızla, Ouenasa diye aktarır, bölgenin Ouenasa Zeus'u tapınağıyla
ünlü olduğunu söyler; üstelik, bölgedeki hiçbir kentin sözünü etmez.
Buna bakılırsa, Venasa bölgesindeki kent, ortaçağın ileri dönemlerinde
gelişti ve bölgenin adıyla anıldı.
Avanos'un Tarihçesi
Ouenasa
/ Venasa adının türetilmiş öğelerine ve anlamına gelince, Luwi dilinin
ardıllarından, MÖ birinci binyılın Anadolu Pamphylia dilinde Vanassa'nın
kraliçe anlamında bulunduğu biliyoruz; Perge Artemis'ini Vanassa Prella
(Perge'nin tepesi) diye niteleyen, Perge'nin kent sikkeleri üzerindeki
yazıyı anımsayalım. Güçlü olasılıkla, (Luwi dilinin MÖ birinci binyıldaki
bir diğer ardılı olan Kapadokya dilindeki) Venasa de Venassa'dan başka
bir şey değildir ve o da Ana Tanrıçaya işaret eder. Belki, Ana Tanrıça
tapkısının egemen olduğu Kapadokya'da, o tapkının merkezi olduğu kendi
adıyla kanıtlanan Morimene bölgesindeki bu Ouenasa / Venasa yöresinde,
aslında bir Ana Tanrıça tapınağa varken, nice yerde görüldüğü üzere,
Hellenleşme döneminde o tapınağa bir Hellen tanrısı sahiplendi ve bu
sahiplenme işini genellikle Artemis ya da Apollon (bazen ikisi ortaklaşa)
yaptıkları halde, Euromos'ta diğer birkaç yerde olduğu gibi burada da,
Ana Tanrıçanın tapınağını sahiplenen Zeus oldu.
Anadolu'da, ilçe merkezi Avanos'un adaşı yerleşimler de vardır. O arada
bir Avanos, Trabzon Sürmene ilçesi Karadere bucağına bağlı köydür (1946).
Bir diğer Zonguldak ili Bartın ilçesi Kurucaşile bucağı Meydan Köyünün
mahallesidir (1946). Bunların adı Ermenice avan (kasaba)'dan bozmadır
ve hatta ilçe merkezi Avanos'un Venasa'dan gelme adının hem Ermeni hem
Rum ağzına uygun düşecek biçimde Avanos edilmesi Ermenice'deki bu avan
sözcüğü yüzündendir sanılır. Ayrıca Yunanistan'ın Türkiye sınırı yakınında
bir kasabanın adı Avanos'tur.
Avanos Evleri
Bugünkü
eski evler, daha önceki medeniyetlerin kayaları oyarak barınma amacı
ile kullandıkları mağaraların üzerine yapılmıştır. Halkın temel geçim
kaynağı el sanatları, ticaret, ve turizmdir. El sanatlarının başında
çanak, çömlek yapımı ve halıcılık gelir. Civarında bulunan zengin oniks
(alaca akik) yatakları sayesinde, oniks işletmeciliği de oldukça yayılmış
ve gelişmiştir. Avanos'ta 300 kadar çanak, çömlek atölyesi bulunmaktadır.
Ayrıca ilçede önemli uğraşlardan biri de bağcılıktır. Elde edilen üzümler
sofralık olarak kullandığı gibi, mağaralarda, doğal depolarda şarap
üretiminde kullanılır. İlçenin bugünkü nüfusu 15.900'dür.
1750 yılında Avanos'ta hane sayısı 56 tane idi. Padişah II. Abdülhamid
zamanında sarayda görevli olan Avanos'lu Kurena Arif Bey, Avanos'un
gelişmesi için çalışmıştı. 18. yüzyılın yarısında sonra Avanos'ta yeniden
bir gelişme görülüyordu. Dış yüzeyleri kabartmalı, iç yüzeyleri şahane
dekore edilmiş evler yapılmaya başlandı. Bunlardan bir tanesi günümüze
kadar gelmiş bir Osmanlı evi, 1872 yılında yapılmış ve hala güzelliğini
ilk günkü gibi korumakta.
|